White Sun
2012
Adahan İstanbul Otelinin merdiven sahanlığında bulunan bir ışık enstalasyonu.
Bu iş; ağacın ve üzerindeki meyvelerinin, doğanın yaşamsal kaynağı olan güneş ile aralarındaki ilişkiden esinlenerek oluştu.
Merdiven sahanlığının tepesi cam. Bu sebeple gökyüzünden güneş ışığı alabiliyor. En üst katta gözleri kamaştıran bu gün ışığı, aşağı katlara indikçe etkisini kaybediyor ve mekan loşlaşıyor.
Enstalasyonun lambaları gökyüzüne ve güneşe yaklaştıkça meyveler gibi çoğalıyor. Aşağı katlara indikçe, mekan karardıkça seyrekleşiyorlar.
Bütün lambaların bağlı olduğu en tepedeki beyaz metal plaka ise bu lambaların güneşini temsil ediyor.
Enstalasyon boyu: 18 metre
Kullanılan ampul adeti: 1000
El yapımı kağıt, ampul
Kim-lik
2013
2013 İstanbul Bienali için hazırlanmış bir iş önerisi.
İnsanları topluluk yapan, sınıflandıran, bölen ve çeşitlendiren “din, dil, ırk, sınıf, cinsiyet” kavramları yerine “his, duygu ve davranış” durumlarına işaret eden sorular ile oluşan ve bireyleri bu şekilde sınıflandırmayı deneyen bir proje.
Projenin sunduğu ve araştırdığı durum; ötekileştirmenin, duygu ve düşünceler ile oluşturulmuş kimlik formatı aracılığıyla ne yöne evrileceği ve hala çatışmaya veya kavgaya yol açıp açmayacağı sorusu üzerinden işliyor.
Ötekileştirme kavramını yok etmeye çalışmak yerine ötekileştirmenin kalıplarını değiştirmek üzerine bir çalışma.
Kimlik üzerinde, bizleri kimlik üzerinden ayrıştıran "ırklar, dinler, diller, sınıflar, cinsiyetler" vs. olmasa da “yağmur mu? - göz yaşı mı?” gibi sorulara verilecek cevaplar gibi kişisel tercihler olsa; acaba o zaman da farklı tercihlerimiz bizleri bugünkü noktaya taşır mı?
9.5x6.5cm
Renkli baskı üzeri pvc kaplama
Denge İçin Oyun Game for Balance
2011
Tek başına veya birden çok kişinin bir arada oynayabileceği bir oyun.
İnsanın kendi üzerinde kurmaya ve ulaşmaya çalıştığı denge, var olan dengeyi koruma gayretleri ve dengesizliğin hakim olduğu durumlardaki çabaları üzerine bir iş.
“Denge için oyun”da, tam hakimiyetle denge kurulabilecek bir alanın ortasında bulunan bir deliğe, “düz” bir yerde kayan misketi sokmaya çalışıyorsunuz. Çok kolay. Fakat oyun oynandıkça ağırlaşıyor, zorlaşıyor ve denge bozuluyor. Zamanla başka bir formata dönüşüyor. Denge kurmak için her defasında daha fazla enerji harcamanız gerekiyor.
Tahta bir kutu tavana lastikler ile bağlı. Kutunun ortasında küçük bir delik var. Kutunun içinde de görünmeyen dört ayrı bölüm var. Misketi delikten içeri sokmayı başarınca, bu misket, kutu içerisinde bulunan dört ayrı bölümden birine giriyor. Her oynanışta, kutunun içinde daha fazla misket birikmeye başlıyor. Bu misketler farklı taraflarda biriktikçe kutunun dengesi bozulmaya başlıyor ve ağırlaşıyor. Zamanla oyunun dengesi bozuluyor. Kutu daha çok ağırlaştığı için hem ağırlığı kaldırmak hem de dengeyi tutturmak gerekiyor. Oyun oynanmaz hale geliyor.
120x100cm
Lastikler ile tavana bağlı bir kutu, misketler
Uyum İçin Oyun Game for Harmony
2010
Bir veya İki kişi tarafından oynanan bir oyun.
Karşılıklı uyum ve uyumsuzluk üzerine bir iş. “Uyum için oyun”da, olabilecek en dengesiz ortamda, olabilecek en kaygan, küçük ve yuvarlak maddeyi yani misketi, “uyum” adına yere düşürmeden şerit boyunca ileri geri ilerletmeye çalışıyorsunuz. İç bükey bir metal olan şerit metre üzerinde misket kayarken, en küçük bir uyumsuzlukta yere düşer. Metrenin iki ucu tavana lastikler ile bağlı. Her bir oyuncu metrenin bir tarafında bulunuyor. Lastikler ile bağlı metali yukarı, aşağı hareket ettirerek misketi kaydırıyorlar.
5m şerit metre, misket
Bando
2010
Doğaçlama Sahte Hayvan Orkestrası
Bu ses enstalasyonunda, günlük ev aletlerinin çıkardıkları rahatsız edici gürültüler, deneysel bir müziğe dönüşüyor.
Müzisyenler:
Salyangoz (elektrikli süpürge)
Flamingo (saç kurutma makinesi)
Sopa böceği (blender)
Her hayvan elektrikli bir ev aletinden oluşuyor. Bu aletler, ardunio devresine bağlı. Sensör ile çalışan bu devre, 0.5 ile 5 saniye arasında, her bir hayvan için rastgele bir süre seçip, bunu bir döngüye sokup aletleri çalıştırıyor veya susturuyor. Böylece doğaçlama bir ses topluluğu oluşuyor.
Projenin son müzisyeni henüz tamamlanmadı.
Dördüncü müzisyen: Papağan (megafon)
Diğer üç hayvan doğaçlama çalarken, papağan da onları megafon aracılığıyla taklit eden bir solist olacak.
Ses enstalasyonu
Karışık teknik
Yırtınız
2010
Oy pusulası
Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat-Tasarım Fakültesi’ni Davutpaşa’ya taşımaya çalışan rektörlüğe karşı düzenlenen eylem ve sergiye yapılmış bir çalışma.
Pusuladaki soru:
“Sanat-Tasarım Fakültesinin Davutpaşa’ya taşınmasını istiyor musunuz?”
Zarfın üzerinde “Yırtınız” yazar. Ancak oy zarfının içinden zaten yırtık bir oy pusulası çıkar. Yırtık oy pusulası geçersiz oy demektir. Kişi zarfı ister yırtarak açsın, ister dikkatlice kenarından açsın, oyu zaten geçersiz olacaktır.
Kimsenin oyu sayılmaz, karar zaten önceden verilmiştir.
Zarf ve oy pusulası
Bundan 12 yıl sonra, burada bir sanat eseri olacaktır
2009
Yıldız Teknik Üniversitesi kampüs yoluna yerleştirilmiş bir tabela.
Sokak tabelaları yön veya emir işaret ederek bizi yönlendirirler.
Bu tabela ise bir duruma işaret ediyor / yönlendiriyor.
Orada hiçbir zaman olamayacak olan bir duruma, müphem bir duruma işaret ediyor.
Orada 12 yıl sonra bir sanat eseri olmayacaktır aslında, 12 yıl sonrasını işaret edenin kendisi bir sanat eseridir.
Sokak tabelası üzeri
boyama ve stencil
Murat Yıldız, “Burada 12 yıl sonra bir sanat eseri olacaktır” ibaresini ilkin bir park levhasına yerleştirip, kampusun en fark edilir yerine konumlandırdığı bu işinde sanatçı, izleyici ve sanat nesnesinin pozisyonunu tartışmalı bir noktaya çekiyordu. İşin görünürde ileri sürdüğü kehanet(!) gerçekte sadece sanatı deneyimsel bir durum olarak ele almak ve her görenin bu enformasyon üzerinden sahip olması gerekmeyen bir sanatsal olguya tanıklığını sağlamaktı. Böylece nesnel bir çıktı ile sonuçlanmak zorunda olmayan kavramsal bir önermenin, gündelik hayatta bir uyaran işlevi gören bir park levhasını işlevsiz kılarak kendileştirmesi, ifadenin ise tabelanın işlevini üstlenip uyarıcı bir işleve büründürülmesi söz konusu oluyordu.
Murat Yıldız’ın salt bir gülünçleme olarak deneyimlenen bildirgesi, bu kez bir sanat galerisinin işlevini sorgular nitelikte diğerlerinin yanına ilişiyor. Bu ilişik hal, artık özgün yerinde olmayan levha ile barındırdığı ibarenin diğer tüm işleri ve kendi kendisini değillemesinden(negation) ibaret. Bu bağlamda iş, zamansal olarak o ana dek sergilenen tüm işleri paranteze alırken, bir yandan da mekanın varlığını ve kuşatıcı anlamını tartışır görünüyor. Dilsel/kavramsal ile uygulayımsal süreçlerin zıtlığını ya da birbirine karışmış çift yanlılığını vurguluyor.
Doç. Rıfat Şahiner
After 12 years, there will be an artwork here
2009
Bir önceki enstalasyonun sticker versiyonu.
Hollanda’nın çeşitli illerinde sokaklara yapıştırıldı.
Karalama Defteri Scratchpad
2009
Dört sayfadan oluşan bir defter.
Sayfaların arasında görünmeyen şablon kalıplar var.
Bu şablonlarda "mahrem", "sıkıntı", "hata" ve "üstünlük" yazıları yazıyor.
Defterdeki boş sayfalar izleyici tarafından karalandıkça yazılar ortaya çıkıyor.
Ne kadar karalarsanız o kadar belirgin oluyorlar.
A5 boyutunda 4 sayfalık bir defter
Disiplinler Arası İletişim Interdisciplinary Communication
2008
Disiplinler arası sanatı sorgulayan bir ses enstalasyonu.
Disiplinler arası sanata yoğunlaşan bir fakültede, birbirinden habersiz ve bağımsız çalışan bölümler arasında, iletişim kurmayı amaçlayan bir proje.
İki farklı binadan oluşan fakültede binalar arasında, diafon aracılığı ile sadece bir düğmeye basarak “disiplinler arası iletişim” imkanı sunan bir ses enstalasyonu.
İki grup diafon sistemi
Disiplinler Arası İlişki Interdisciplinary Relationship
2008
“Disiplinler Arası İletişim” işinin yol açtığı ikinci iş. Cambazlar, farklı disiplinlerin bulunduğu 2 bina arasında, disiplinler arası ilişkiyi deneyimleyen, pratiğe döken ve eleştiren karakterlerdir. Diafon sisteminin, iki bina arasından geçen kablo hattında, kablonun üstünde bulunurlar. Diafonların bulunduğu binaların bağlantı noktalarından yola çıkarlar ve tam ortada iki bina arasında karşılaşırlar. İkisi de yoluna devam edemez, birbirlerine de yol vermezler.
Ne olacaktır?
Kartondan kesilmiş figürler
Hierarchy
2008
Hierarcy kelimesinden yola çıkarak hazırladığım karmaşık bir enstalasyon.
Devletin güzel sanatlar üniversitesinde okurken, katı hiyerarşiyi yoğun halde hissettiğim bir dönemde yaptım. Güzel sanatlar üniversitesinde bence olmaması gereken katı kurallar, kapılmış koltuklar, aşılamaz kurallar ve sınırlı izinler gibi devlet katılığının kendi üzerimdeki yansıması. Her an yıkılabilir, cılız, bir hiyerarşi sistemini hiyerarşi yazısı üzerinde kurmaya çalıştım.
Tahta çubuk
Tembellik Hakkı The Right to be Lazy
2008
Öğrencilerin tembellik hakları için yapılmış bir proje.
Final ödevi için, sınıfta bulunan öğrenci sayısına bölünmüş bir video. Sınıfın camlarına yapıştırılmış her bir dosyanın içinde, videonun bir bölümü yer alıyor. Bu dosyalardan öğrenciler istediğini alıp final ödevi olarak teslim edebiliyorlar.
TV on the Road
2005
İstanbul Bağdat Caddesinde karıncalı görüntü gösteren bir TV. LCD ekran televizyonun yeni yeni piyasaya çıkmaya başladığı zamanlar. Sokakta, karıncalı görüntüye bakan ve cızırtılı sesi dinleyen insanlar.
Tüplü televizyon